YILDIZ SARAYI HAREM YAPILARI
BÜYÜKDERE`DE ART NOUVEU BİR YAPI
MİHRİMAH SULTAN CAMİİ (ÜSKÜDAR)
ARKEOLOJİ MÜZESİ
VAHDEDDİN KORUSU
RÜSTEM PAŞA CAMİİ
RAGIP PAŞA KÜTÜPHANESİ
KAYGUSUZ BABA TEKKESİ
TOPKAPI SARAYI REVAN KÖŞKÜ
SİNAN PAŞA CAMİİ ŞADIRVANI
AZAPKAPI SOKOLLU CAMİİ
OKAN AİLESİ KÖŞKÜ (SULTANAHMET)
SULTANAHMET CAMİİ
ŞAH SULTAN CAMİİ (EYÜP)
ARTDECO APARTMAN
ALMAN ÇEŞMESİ
YAĞLIKÇI RAŞİTPAŞA YALISI
KANDİLLİ`DE AHŞAP KÖŞK
SÜLEYMANİYE HALİÇ MEDRESELERİ
ÇAMLICA VİLLALARI
ARNAVUTKÖY OFİS BİNASI
 

Yeri: İstanbul-Kasımpaşa
Tasarım: İM Mimarlık 2009
Mal Sahibi: Vakıflar Genel Müdürlüğü
İşin Adı: Şadırvan Tasarımı

 

TARİHİ

Okmeydanı, Sinanpaşa Mahallesindeki camii, 1579 yılında Yemen Fatihi Koca Sinan Paşa tarafından Mimar Sinan`a yaptırılmıştır. Cami harap bir vaziyette iken, kadro harici olduğu sırada şadırvanı, Beyoğlu Hüseyinağa camii`ne nakledilmiştir.

20-25 sene harap vaziyette olan cami 1959 yılında tamirat görerek yeniden ibadete açılmıştır.

MİMARİ YAPISI

Horasan taşından olan caminin duvarları sıvanarak mimari özelliği ortadan kalkmıştır. 1970 yılında cami`in çatısı açılarak üç kubbe şekline dönüştürülmüş ve son cemaat mahalli ilave edilmiştir.

1984 yılında cami`in sıvaları kazınarak eski mimari hüviyetine kavuşturulmuştur. Tek şerefeli bir minaresi vardır.

 MÜŞTEMİLATI

1990 yılında cami`in bahçesine yedi katlı bir bina inşasına başlanmıştır. Cami avlusunun duvarına bitişik Kadiri tarikatından Hamdi Baba türbesi bulunmaktadır.

Bir İmam Hatibin görev yaptığı caminin görevli lojmanı yok, abdest alma yeri, kadınlara namaz kılma yeri ve tuvaleti mevcuttur.

SİNAN PAŞA MESCİDİ

Okmeydanı, Sinan Paşa Mahallesi, Mumhane Sok.

Yemen Fatihi Sinan Paşa tarafından (987) 1579`da yaptırılmış olan bu mabet harap bir halde iken halk tarafından 1959`yılında tamir ettirilmiştir. Kadro harici olduğu sırada şadırvanı Beyoğlu, Ağa Camiine nakledilmiştir.

Öz, Tahsin, İstanbul Camileri, c.2 ,Türk Tarih Kurumu Basımevi,Ankara, 1987, s.59.

AĞA CAMİİ

Beyoğlu`nda İstiklal Caddesi`ndedir. Camiin batısı Sakızağacı Caddesi`ne, kuzeyi Maliyeci Sokağı`na bakar. 1003/1594 yılında Galatasaray Ağası Şeyhülharem Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmıştır. II. Mahmud 1834 yılında camii tamir ettirmiştir. Doğudan Rumeli Han`a bitişik olan camiin etrafı çevre duvarıyla kuşatılmıştır. Bu duvarların İstiklal Caddesi`ne bakan yüzünde demir parmaklıklı ve tel örgülü pencere açıklıkları ve bir de kapı yer alır. Maliyeci Sokağı`na bakan ana kapıdan avluya girilir. Tamamı kesme taş olan yapının tüm kenarları taraklı mozaikle çerçeve içine alınmıştır. Cami, üstte sivri kemerli, dıştan revzenle kapalı, içerden stilize Türk çiçek motifli, renkli cam pencerelerle, altta ise dikdörtgen kesitli ve demir parmaklıklı iki sıra pencereyle aydınlanmıştır. Yapıyı saçak hizasında dolaşan palmet firizinin hemen altında bir üçgenler kuşağı yer alır. Dışarıdan çokgen bir çıkma yapan mihrabın hemen arkasında, içinde banisi medfun olan küçük bir hazire yer alır. Camiin kuzeybatısındaki kesme taş minarenin, dikdörtgen kesitli kaidesinden petek kısmına, prizmatik üçgenlerle geçilmiştir. Silindir gövdeli ve şerefe korkulukları kesme taş olan minare, ahşap üzerine kurşun kaplı bir külah ile örtülmüştür.

Dört basamakla çıkılan kagir son cemaat yerinden bir kapıyla harime geçilir. Girişte, fevkani mahfilin tam altında kalan iki bölüm sağ ve solda ahşap korkuluklarla ayrılmıştır. Harim, mahfilin altında kalan giriş bölümüne göre biraz yükseltilmiştir. İki basık paye, kuzeybatıdan bir merdivenle çıkılan fevkani mahfili taşır. Payelerle mahfilin birleştiği yeri mukarnaslı konsollar destekler. Mahfilin altı kalem işiyle bezenmiştir. Enine dikdörtgen harim, kenarları pah-lanmış iki paye ile üçe ayrılmıştır. Payeler, zeminden belirli bir yüksekliğe kadar on iki köşeli yıldızlardan oluşan geometrik süslemeyle kaplıdır. Tavan, klasik üslupta kalem işi ile bezelidir. Mahfil seviyesinden başlayan siyah üzerine altın yaldızlı yazı kuşağı, iki koldan mihrabın tepeliğine kadar dolaşır. Duvarlar, zeminden itibaren pencerelerin ortasına kadar mavi, yeşil fayanslarla kaplıdır. Camiin içi, klasik motifler kullanılarak Kütahya çinileriyle, pencereler ise kalem işiyle süslenmiştir.

Avlusunda, aralarında ajurlu mermer şebekeler ve içbükey çeşme aynaları olan, sivri kemerli sütunların oluşturduğu çokgen planlı bir şadırvan bulunur. Şadırvan Mimar Sinan`ın eseridir. Bugün yerinde mevcut olmayan, fakat Mimar Sinan`ın tezkirelerinde adı geçen Kasımpaşa`daki, Sinan Paşa Camii`nden getirtilmiştir. Fıskiyesi ise Oluklubayır Tekkesi`nden alınmıştır.

Camiin kuzeyinde, bahçe duvarının iki yanında, son zamanlarda inşa edilen iki kulübede din görevlileri barınır.

Okçuoğlu, Tarkan, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, c.1, Kültür Bakanlığı ve Türk Tarih Vakfı Ortak Yayını, İstanbul,1993, s.91

AĞA CAMİİ

İstiklal Caddesi üzerinde yer alan cami Galata Sarayı ağalarından Hüseyin Ağa tarafından 1005 (1596) tarihinde inşa edilmiştir. Daha sonra 1250 (1834) tarihinde Sultan II. Mahmud tarafından tamir ettirilmiş olan yapı 1934 yılında esaslı bir biçimde tekrar tamir görmüştür.

Kare planlı cami vaktiyle kiremit kaplı bir çatı ile örtülü iken son tamirde kurşun kaplanmış, saçak ise rumili bir kuşak ile bezenmiştir. Kıble ve yan duvarlar altlı üstlü dörder pencereli olarak düzenlenmiştir. Alt sıra pencereler dikdörtgen açıklıklı, üst sıra pencereler ise sivri kemerli olup renkli camlarla bezelidir. Cami içindeki mahfil mekanın yarısını kaplayacak biçimde ele alınmıştır. Harimin duvarları belli yüksekliğe kadar son devir Kütahya çinileri ile kaplanmış, tavan ve tonozlar kalem işleriyle süslenmiştir. Mihrap nişi mukarnaslı, ahşap minber sadedir. Allah, Muhammed, dört halife isimleri Tuğrakeş İ. Hakkı Altunbezer`in hattı ile olup çinidir. İki pencere arasında yer alan ve mekanı üç yönde dolaşan kitabe kuşağı Halim Özyazıcı`nın hattıdır. Kuzeybatı köşede yer alan kesme taş minare silindirik gövdeli ve tekşerefelidir. Şerefenin geçişi oval olup üstte kurşun kaplı külah ile örtülüdür.

Caminin zarif işçilikli şadırvanı Mimar Sinan`ın eseri olan Okmeydanı`ndaki Sinan Paşa Camii`nden, havuz ve fıskiye ise Eyüp`teki Oluklu Bayır Tekkesi`nden getirildiği bilinmektedir. Mihrap önünde Galata Sarayı ağalarından Davud Ağa`nın 1056 (1646) tarihli kabri vardır. Vaktiyle mevcut olan naziredeki mezar taşlan 1934 tarihindeki tamir sırasında ortadan kaldırılmıştır.

Çobanoğlu, Ahmet Vefa, Geçmişten Günümüze Beyoğlu, c. 1, Türk Tarih Kurumu Basımevi,İstanbul, 2004, s. 341-342.


ÖNERİLEN UYGULAMA

Yapının orijinal şadırvanını ikinci defa nakletmek (Ağa Camiinden) mümkün olamayacaktır. Orijinalin replikasını yapmak da prensip olarak yanlış gelmiştir. Restitüsyonda gördüğümüz bu şadırvan yerine; barok konturlar içeren ebadı ile orijinalini koruyan nakışsız, düz hatlı, mermer gövdeli, ahşap-kurşun kaplama çatılı bir şadırvan tasarlanarak detaylandırılmıştır.

Bahçe duvarları, bitki parterleri ve sert zeminler de düzenlenmiştir. Yay sokağa cepheli duvarlarda, avlu ve türbeye bakışım sağlayacak küfeki pahlı babalarla açıklıklar oluşturularak 16.yy. klasik kesme taş harpuşta ile sonlandırılmıştır.